Mesut Gencer

BAKAN DÜZEYİNDE BELEDİYE BAŞKAN ADAYI


Mesut Gencer
29 Kasım 2018 Perşembe 12:04

Üç büyük şehre bakan düzeyinde hatta İstanbul’a Başbakan ve TBMM Başkanı düzeyinde belediye başkan adayı isimleri açıklandı. İstanbul ve Ankara’da zaten Akparti’de olan belediye başkanlıkları için iki önemli ismin yanı sıra İzmir için yine belediye başkanlığı ve bakanlık geçmişi bulunan isimlerin aday gösterilmesindeki sır ne olabilir? Ankara ve İstanbul’daki mevcudiyetini muhafaza edip İzmir’i de alarak İzmir yerelinde iktidar olma arayışı mı acaba ? Yoksa hizmet için verilen şans mı ?
Akparti Cumartesi ve Salı günü olmak kaydı ile büyük şehirler başta olmak üzere il belediye başkan adaylarını belirledi. Cumhur ittifakının devamı niteliğinde Ankara, İstanbul ve İzmir’de Mhp Akparti adaylarını destekleyeceğini, bu şehirlerde aday göstermeyeceğini bildirdi. Her seçime girerken bu seçim çok önemli hayati değeri var söylemleriyle giren Akparti 31 Mart yerel seçimlerine girerken de aynı hassasiyeti gözettiği ortada. Problemli olan mevcut belediye başkanları yerine genelde İl başkanlarını yada yine teşkilat içerisinden isimleri aday göstermesi ise oluşabilecek kırgınlıkların önüne geçmekti. Siyaseten ve partiler açısından baktığımızda ise mevcudu korumak ve başarı çıtasını yükseltmek o partinin hizmet anlayışının memnuniyet ve devamlılığı anlamına gelir. Bunların dışında ise seçim bölgelerine verilen önem ve değeri ifade eder. Tabiki yaşamın her alanında olduğu gibi siyaset ve seçmen tarafı olan düzlem üzerindeyiz. Siyasetin verdiği bu mesajı seçmen nasıl okuyor asıl önemli olan bu olsa gerek. Özellikle İzmir’e bakan düzeyinde aday gösterilmesi Cumhurbaşkanı’nın İzmir’e göstermiş olduğu ayrı bir hassasiyet, vermiş olduğu değer olarak değerlendirirsek İzmir seçmeni kendisine ikinci kez bakan düzeyinde sunulan bu ayrıcalığı nasıl değerlendirir, tercihi ne olur sürecin sonunda hep birlikte göreceğiz.
Bir önceki yazımda “İzmir Seçmeni Değişime Evet Der mi ?” başlıklı düşüncelerimi paylaştım. Orada İzmir seçmeninin her ne kadar mevcut yerel yöneticilerinden hoşnut olmasada bir takım değerleri ön plana çıkartarak hayır dediğini hep gördük. Her seçimin sonunda inşallah bir dahaki sefere İzmir hak ettiği hizmetle buluşacak temennilerini hep duyduk duyuyoruz. Evet işte tamda şimdi 2014 seçimlerinin bir dahaki seferi 31 Mart yerel seçimleri kapıya geldi dayandı. Sözü fazlaca eğip bükmeden bodoslama ifade edeceğim. Akparti için değil ama İzmir için son tur son şans bu seçim. Öncelikli olarak Akparti teşkilatları bugüne kadar gösterdiği performansın daha fazlasını bu seçimide göstermeli ve İzmir’in Chp’nin kalesi olmadığına inanmalı. İzmir seçmeni ise tercihini yaparken şunu çok iyi düşünmeli , belki bir daha bakan düzeyinde belediye başkan adayı gelmeyebilir. Yeniden sefaletin, zulmün, umutsuzluğun pençesine girmeyeceğine karar vermeli. 15 yıldır İzmir seçmeninin Recep Tayyip Erdoğan düşmanlığı bilinmelidir ki Akparti’ye ve Recep Tayyip Erdoğan’a bir şey kaybettirmedi. Kaybeden hep İzmir oldu, İzmir’li oldu. Çarpık yapılaşma, alt yapı üst yapı sorunu, koca bir köyü andıran metropol değil varoş şehir olan İzmir’de Recep Tayyip Erdoğan değil İzmir halkı yaşıyor. Bütün sorunlarla boğuşan İzmir seçmeninin ta kendisi olduğu bilinmeli. Siyasi partiler açısından seçim kazanmak zafer olduğu gibi bakan düzeyinde donanımlı ve başarıları ortada olan belediye başkan adayının aynı başarıyı İzmir’de gösterebileceği, İzmir’i mutlu azınlığın yönetiminden kurtarıp mutlu çoğunluğun( İzmir halkı ) var olduğu şehir yapısına dönüştürülebileceğini bilmek gerekiyor. Yıkın artık ön yargıları, kırın blokajlarınızı. Kış uykusunu dahil geçen 15 yıllık ölüm uykusundan uyanın artık. İzmir demokrasi meşalesinin yakıldığı, düşmanın denize döküldüğü, Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlık sembolüdür. İzmir korkularından sıyrılıp bağımsızlığına demokrasiye yeniden tutunabilmeli, tercihini değişimden hizmetten yana güçlü iradesiyle ortaya koyabilmeli.
Umudun bittiği yerde yaşam biter. Değişime olan umudunuz yoksa biliniz ki bu sefer olmazsa asla bir daha İzmir’e verilen değer bu kadar ayrıcalıklı olmayacaktır. Çünkü herkes tercihlerinin sonucunu yaşarken Türkiye’nin başkenti yine Ankara olarak kalacak ve yine Recep Tayyip Erdoğan’ın ülkeyi idare edeceği yer Ankara olacaktır. Hani sözüm ona Cumhurbaşkanına olan düşmanlığınız aslında kendinize ve İzmir’e olan düşmanlığınız olmaktan öteye geçmeyecektir. Oysa ki ön yargıyla baktığınız, hakkında ahkam kestiğiniz Recep Tayyip Erdoğan Efelerin dilinden zeybek anlar hem hal olurlar düşüncesiyle Ege’nin, Denizli’nin zeybeği bakan düzeyinde Belediye başkan adayı Nihat Zeybekçi’yi İzmir’in efelerine hizmet etsin diye görevlendirdi. Akparti açısından 15 yıldır kazanamadığı İzmir’de kazansa ne olur kazanmasa ne olur! Asıl kaybeden kim olur siz ona bakın. Söylemesi benden takdir sizden vesselam…
Saygılarımla…
Mesut GENCER


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık