Mesut Gencer

BÜYÜK SEÇİME DOĞRU


Mesut Gencer
19 Nisan 2018 Perşembe 18:49

Bahar ayının ilk sıcak gelişmesi olarak Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği genel seçimlerinin 24 Haziran 2018 tarihine alınması oldu.Bu sıcak gelişmeyle birlikte ülke olarak parlamenter sistemden Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçişi oylayacağız.Alınan erken seçim kararına tepkiler ve olumlu değerlendirmelerde yok değil.Bu tepkiler haliyle değerlendirilerek ülkemizin içinden geçmiş olduğu durumun da göz önünde bulundurulduğu gerçeğini göz ardı edemeyiz.
Türk siyaset tarihinde Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde 3 Kasım 2002 tarihinde iktidara gelen Akparti hükümetlerinin kesintisiz 16 yıllık dönemlerinde devrim niteliğinde pek çok yatırımlar ve değişimler yaşandı. Statikocu anlayışın içerisinde bulunanların bunları görmesini beklemek beyhude olur.Yine Türk siyasetinin köklü geleneğinden olan milliyetçi ve ülkücü akımın lideri Mhp genel başkanı Devlet Bahçeli’nin yaşanan gelişmelerde radikal çıkışlarını göz ardı etmemek gerekir. Üçlü koalisyonun ortağı iken radikal çıkışı ile 3 Kasım 2002 seçimlerinin belirleyici iradesi olduğu gibi,gerek Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçiş anaya paketinin gerçekleştirilmesi ve son olarak ta seçimlerin erkene alınarak 24 Haziran tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la mutabık kalınarak oluşturulmaya çalışılan belirsizlik ve kaos ortamının önüne geçilmesidir.
Geçmişten günümüze gerek iç siyasette gerekse dış siyasette alışılagelmişin dışında gelişmeler ve değişimler net okunmalıdır.Değişen küresel yapının içerisinde ülke olarak değişime direnmek ülkenin önünü tıkayacağı gibi belkide siyasi aktörlerin radikal ve anında almış oldukları kararları uygulamaya geçilmesi ile dış mihraklar ve onların içerideki taşeronları aracılığı ile felakete, parçalanmaya sürüklenmekten kurtarılmıştır.Gezi olayları,17-25 Aralık operasyonları,Mit krızi ve en son olarak ta dayatılan 15 Temmuz karanlık gecesidir.Fetö ve işbirlikçilerinin amansızca, hunharca gözleri dönmüşçesine ülkemiz üzerinde 60 yıllık yazılan senaryoların sonuncusudur.Ancak sonu olmayacaktır. Yıllarca geçmişin intikamını almak için pusu atmış sinsice planlarını işleten şer odakları Recep Tayyip Erdoğan Liderliğindeki Türkiye’nin hızlı büyümesi ve değişiminin önüne geçemeyeceklerini anlayınca planlarını açığa çıkartarak yukarıdaki saydığım hainliklerin hepsini peş peşe hayata geçirmeye kalkışmışlardır.Milletimizin güçlü iradesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın basiretli, kararlı ve güçlü duruşu ile oyunları tek tek bozulmuştur. 7 Ağustos Yenikapı ruhuyla başlayan ülkem milletim bayrağım inancıyla ortaya çıkan milli duruş değişim sürecini hızlandırarak adeta birlik ve beraberlik içerisinde olduğumuzda bileğimizi bükecek güç tanımıyoruz mesajı önce milletimize ve sonrasında tüm dünyaya verilmiştir.
24 Haziran seçimlerine doğru giderken milletimizin bu yaşananları göz önünde bulunduracağına olan inancım tamdır. Her ne kadar siyasi seçim olsada aslında bu seçim yeni yönetim sistemiyle birlikte ülkemizin var olma, güçlü duruşunu gösterme, bölgesinde ve dünyada etkin güç olma yolundaki seçimidir.Seçimlerin erkene alınması baskın seçim olarak gibi adledilsede seçimler ihtiyaçları karşılamak, demokrasiyi yaşatmak, gerçekleştirilen değişimlerin ve yapılacakların millet onayına sunularak milli iradeyi daha da güçlü şekilde hakim noktaya getirmektir. 16 Nisan referandumu sonrasında yine millet iradesinin hakim olacağı cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçiş süreci başlatılmış ancak 2019 yılında yapılması planlanan seçimlerle tam olarak resmi anlamda uygulamaya geçilmesi kararlaştırılmıştı. Ancak gerek çevremizde gerekse içeride yaşanan sıcak olaylar beraberinde belirsizliğe doğru evrilme eşiğine getirilmeye çalışılıyordu.Çünkü yeni sistem ilk kez uygulamaya geçirilecek ve sonuçları yaşanarak görülecekti.Olağan seçim tarihi beklenemez miydi? Tabiki beklenebilirdi.Amaç sadece seçim kazanıp iş başında kalmak olarak görülseydi beklenebilirdi. Durduk yere neden,niçin daha süreleri varken böylesi bir erken seçim kararı alsınlar ki asıl görülmesi gereken dikkat edilmesi gerek burası. Ülkemiz ürerinde her yolu deneyerek senaryolarını işletmeye çalışan hilal düşmanları ve onların içerideki taşeronları hiç boş durmuyordu. Bu gidişata dur demek akılcı yolu tercih etmek ve geçmiş olaylardaki oyunları bozulduğu gibi bu oyunlarının da bozulması gerekiyordu. 24 Hazirana alınan seçimlerin asıl gayesi bu oyunları bir kez daha bozmak hamlesidir. Böylesi bir hamleyi ise ancak ve ancak diğerlerinde olduğu gibi radikal ve basiretli iradeyle güçlü ve öngörü bilgi ve donanımına sahip lider alabilirdi.O lider de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dır. Lider kriz oluşturan değil çözüm üretendir.Bu alınan çözüm kararı ile birlikte olabilecek tehlikelere karşı önlem almaktır.Ülkeyi bilinmezliğe sürüklememektir.Zaten seçim sürecinde ve sonrasında alınan kararın ne kadar yerinde olduğu net olarak anlaşılacaktır.
Milletçe ülkemizi bayrağımızı seviyorsak sağduyu ile kendi içimizde bütünleşerek kutuplaşmalara meydan vermeden huzur içerisinde 24 Haziran seçimlerine doğru emin adımlarla yürümeliyiz. Önümüzdeki bu seçimin mili iradenin güçlü tecellisi ile daha güçlü daha müreffeh bir Türkiye seçimi olacağını kabul etmemiz gerekir. Biz Türkiye’nin yanında olmalıyız. Seçim ve tercih bu bilgiler ışığında siz değerli okurlarımın ve yüce Türk milletinindir.
Saygılarımla…


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık