Sırma Akcan

Oyuncu Arsız, Seyirci Bezgin


Sırma Akcan
18 Ocak 2017 Çarşamba 15:29

Bu sayıda ne yazayım diye bilgisayarın başına kaç kez geçtiğimi hatırlamıyorum bile…
Şimdiye kadar yayınlanan dergilerimizde hep genel ve yerelde ki güncel konuları ele alan yazıları paylaştım sizlerle. Şöyle bir bakıyorum geçmişten bu güne toplamda 49 sayı yani 2 sene içerisinde sadece birkaç sayımızda sizlerle keyifli yazılar paylaşabilmişim. Dilim döndüğünce, kalemim yettiğince…
Geride kalan 40 küsur sayıda hep cinayet vakaları, tecavüz, katliam, bomba, savaş… Yani acı, keder, zulüm, işkence… Bu memlekette yaşamanın acı olduğu kadar bu memlekette hala yaşıyor olmanın şans olduğu gerçeğine defalarca tanık olarak…
Her sayıda bu son olur umarım, umarım bir daha bu yazıları yazdıracak bir başka olay yaşamayız diye umutlarımızı, yaşama sevincimizi yazarken, daha dergimiz baskıya gitmeden yeni bir olayla karşı karşıya kalıyoruz ne yazık ki! O yüzden artık bir karar aldım: Bir daha yazmayacağım…
Artık sizlerle onca kötülüğün içinde var olduğum süre boyunca yazabildiğim kadar umut dolu yazılar yazacağım… Ne bileyim; aşka, sevdaya, hayata, insana-insanlığa dair, doğanın güzelliklerine dair, kuşların seslerini, böceklerin vızıltılarını falan filan işte…
Çünkü biliyorum ki; bitmeyecek… Bu zulüm bitmeyecek…
Çünkü biliyorum ki; dinmeyecek o acılar…
Sanıyorum artık umudumu yitiriyorum, güzel günlere olan inancımı yitiriyorum… Çünkü aklım ermiyor olanlara ve olacak olanları düşünmeye…
ÇÖZÜM!!! Diyorum???
Bazıları bu ülkeyi yönetenler diyor, bazıları din diyor, bazıları tarihimiz bize yol gösterir diyor, bazıları oh olsun diyor, bazıları memleket diyor, bazıları onlar ve biz diyor…
Ben ise ‘Sana Ne?’ diyorum …
Sana ne partimden, inancımdan, ırkımdan…
Sana ne cinsiyetimden, mezhebimden… Kime ne?
İnsan diyorum!
Ölüyoruz diyorum!
Yeter diyorum!
Yaşamak diyorum, hani insanca yaşamak! Hep birlikte bir ekmeği bölüşürcesine…
Hepiniz aynı şeyi istiyorsunuz değil mi? Türk, Kürt, Laz, Çerkes, sünni, alevi, müslüman, ateist…
Kiminle konuşsam hepsi aynı şeyi söylüyor. Hepsi memleket sevdalısı, barışçıl, insancıl… Hepsiyle aynı düşüncedeyim. Peki o zaman bizi ayırmaya, bölmeye çalışanlar kim? Aramıza nifak tohumları ekenler kim? Bizi bize düşman edenler kim? Bizlere tecavüz edenler kim? Bizleri katledenler kim?
Ankara katliamında ‘Ankara merkez patlıyor herkes’, Reina katliamında ‘zaten zenginler ve gavurlar eğleniyordu iyi olmuş’ diyecek kadar bizi insanlığımızdan uzaklaştırıp, oyun üstüne oyun kuranlar kim?..
Kim olduklarını bilmiyoruz. Kimine göre üst-akıl, kimine göre emperyalizm…
Ama benim bildiğim tek bir şey var:
‘kabahat senin
-demeye de dilim varmıyor ama-
Kabahatin çoğu senin, canım kardeşim!’


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık