Mesut Gencer

ZEMHERİDE SİNEK GÖRÜNÜR GİBİ


Mesut Gencer
15 Ekim 2018 Pazartesi 16:03

Ülke olarak yerel yönetimler seçimlerine doğru yaklaşıyoruz. 30 Mart 2019 tarihinde ön görülen yerel seçimleri öncesinde adaylar yavaş yavaş kendilerini göstermeye başladı. Mevcut belediye başkanlarının akibeti ne olacak, kimler aday gösterilecek? Zaman içerisinde belirlenen takvime göre adaylar netleşecek. Şimdiden yollar arşınlanmaya kapılar zorlanmaya başladı bile !..
Mevcut belediye başkanlarının karnesine göre karar vermek kolay ve ondan daha iyi sonuç alacak yani seçimi rahat kazanacak aday adayı olursa burada tercih durumu ortaya çıkacak. Değilse mevcutla devam kararı çıkması muhtemel durum. Görev süreleri boyunca yatan seçimlere son bir yıl kala atağa geçen başkanlar tabii olarak özel değerlendirmeye alınacak. Bunların dışında daha farklı kriterler göz önünde bulundurulur. Yıllardır siyaseti ve siyasileri yakından takip ederim. Bu süre içerisinde gördüklerim, yaşadıklarım ve tecrübelerimi siz takipçilerimle paylaşmak isterken belkide aday belirlenmesinde olumlu katkı sağlamış olabilirim.
Bizim ülkemizde siyaset yapmak, uzun soluklu siyasetin içerisinde bulunmak bir hayli zor. Zira öncelikli olarak ekonomik güce sahip olmak, herkes tarafından tanınan sevilen birisi olmak daha doğrusu siyasetin tozunu hücrelerine kadar çekmek gerekiyor. İki dönemdir Cumhurbaşkanlığı seçimleri kampanyasında uygulanan adaylara bağış ( maddi destek ) milletvekili ve belediye başkanları için yok. Doğal olarak bu seçimlerin adayları daha aday adaylığı sürecinden başlamak kaydı ile hatırı sayılır bütçe oluşturmak durumunda bırakıyor. Oluşturulan bütçe ya öz sermayeden yada sponsor tarafından karşılanıyor. Her iki durumda seçilen aday daha göreve başlamadan breysel ekonomik yıkıntıyla karşı karşıya kalıyor. Yolsuzluklar, hırsızlıklar bu süreçle birlikte başlamış oluyor. Öncelikli olarak bu duruma el atıp adayların kampanya döneminde yapacak oldukları harcamaların tavan limiti belirlenmesi ve takip altına alınması gerekiyor kanaatindeyim. Üst sınır, milletvekilliği ya da belediye başkanlığı aylık gelirinin toplamda iki yıllık gelirini geçmeyecek şekilde düzenlenmeli. Kampanyaya ekonomik destek - bağışlar ise şahıs hesabına değil il,ilçe başkanlıkları hesabına yine limit olarak bir asgari ücreti geçmeyecek şekilde yapılarak seçim kampanyasında kullanılmak üzere seçim işleri başkanlığı tarafından planlama yapılmalı. Seçmene seçim kampanyası döneminde nakdi ve ayni hiçbir karşılık verilmemeli. Zira seçmenin anayasal hakkı olan seçme hakkı kişisel menfaatlere değil toplumsal menfaatlere göre kullandırılma alışkanlığı kazandırılması gerekiyor. Siyasi partiler kanununda değişiklik yapılarak bunlar kanunlaştırılmalı. Devletteki yolsuzluk ve hırsızlığı önlemenin en önemli ve öncelikli düzenlemesi bu olacaktır.
Şimdi gelelim yolları arşınlayan kapıları aşındıran aday adaylarımıza; Herkes mevki makam sahibi olmak siyasetin ayrıcalıklarından faydalanmak ister. Kimisi bölgesinin sorunlarını ve çözümlerini iyi bilerek projeleriyle yola çıkar, kimileri ise sadece seçim dönemi yaklaştığında partinin kapısından içeriye adımını atar. Tanıdığı birileride yoktur bu tür gönlünde aslan yatan muhteremlerin. Çeşitli yollarla ön plana çıkmaya kendisinin yıllardır davanın sahibi, savunucusu, partinin neferi vs. hatta siyasi düşüncesinden dolayı haksızlıklara uğradığı oradan oraya sürüldüğü, işlerini bozup dağıttığını falan dilendirirler yüksek perdeden. Yıllardır siyasetin tozunu ciğerlerine kadar çekmiş o partinin yerine göre çaycısı yerine göre süpürgecisi olmuş, kendisine görev verildiğinde hayır dememiş çilekeşler ise kimin kim olduğunu daha iyi bilir, sorunların neler olduğunu ve çözümlerinin de neler olduğunu iyi bilirler aslında. Bahsetmiş olduğum yapılardan sağlam kişilikli inanların varlığıda göz ardı edilmemeli tabiî ki. Her kesimden temsilci olmalı ve bunların içerisinden temsil ve icra kabiliyeti yüksek adayların çıkması da muhtemel. Benim seldenişim , zemheride sinek görünür gibi sadece seçim zamanı partinin kapısını aralayanlar ve işleri bittiğinde diğer seçimlere kadar ortalıklarda görünmeyenler ile üç günlük ata binmekle kendisini seyis oldum zanneden üç günlük siyasetçi görünümlüleredir. Zira bu yapıya sahip olanların pek çoğunun amacı vatan millet bayrak sevdası değil egosunu tatmin etme, kendisini ve çevresini ihya etme sevdasından öte gitmeyen bir durumdur.
Daha söylenecek çok söz var ama sözün özü ; “ At binenin kılıç kuşananındır. Seçtiğin muhteremin hırsızlık ve yolsuzluk yapmasını istemiyorsan adaylık döneminde fırsat bu fırsat deyip yolma. Anayasal hakkın olan seçme hakkını ülken için kullan.”
Yolarsan yolunursun vesselam…

Saygılarımla…
Mesut GENCER


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık