İZMİR SEÇMENİ DEĞİŞİME EVET DER Mİ ?
Mesut Gencer

Mesut Gencer

İZMİR SEÇMENİ DEĞİŞİME EVET DER Mİ ?

23 Kasım 2018 - 04:05

Yerel seçimler yaklaşırken siyasi partilerde hareketlilik başladı. Özellikle İzmir’de değişim olacak mı olmayacak mı ? Yakın zamanda bunları göreceğiz. İzmir’i neler bekliyor, bu beklentiler karşılık bulacak mı, daha doğrusu seçmenin tavrı sandığa nasıl yansıyacak ? Bunları göreceğiz. Siyasetin ve İzmir’in durumunu bilgi ve tecrübelerimizle analiz edip sürece bir nebze olsun ışık tutmak istiyorum.
Köşemizde daha önce kaleme almıştım. “ İzmir demokrasinin ve demokratların kalesidir.” İzmir siyasi tarihine baktığımızda kimler ve hangi siyasi partiler yerelde iktidar olduğunu otuz yaş üstü pek çok insan hatırlar. Ahmet Piriştina dönemiyle başlayan ve vefatı sonrasında Bornova Belediye Başkanlığından Büyük Şehir Belediye Başkanlığı görevine seçilen Aziz Kocaoğlu’nun 14 yıllık dönemi yeni nesilde İzmir CHP’nin kalesi imajını oluşturdu. Halbu ki İzmir değişime ve gelişime açık yenilikçi demokrat bir kenttir. İzmir’i 30 ilçe ve merkeziyle adım adım gezip gördüğüm bildiğim yaşadığım kent. Her tarafını sokak sokak bildiğim, sorunlarını gördüğüm çözümlerini de bildiğim sevdiğim kenttir İzmir. Pek çok şehirde hatta kuş uçmaz kervan geçmez denilen en ücra köyleri bile hizmetle buluşurken Ege’nin incisi güzel kent İzmir’in algı operasyonlarıyla hizmetten uzaklaştırılması yapılan en büyük haksızlık ve zulümdür. Üç beş rantiyecinin kol gezdiği kentte ideoloji kılıfına saklanmış rantsal paylaşımdan nasibini alan mutlu azınlığın tehakkümünün sürdürüldüğü aşikar. Basit mantıkla değerlendirdiğimizde yerel yönetimleri iş başına getiren bu kentin seçmenleri. Hizmet alamayan, olumsuzluklara maruz kalan, seçtikleri seçilmişleri tarafından zulme uğrayan yine bu kentin yerel yönetimlerine oy veren seçmenleri değil mi ? Yaşanacak kent sloganıyla yola çıkıp yaşanamayacak hale dönüştürülen kent bu kent değil mi ? Hassas duygular üzerinden ideolojik kavramların sloganlaştırılarak adeta korku imparatorluğu kurarak halkın duyguları üzerinden rant devşirenler yok mu? Halkın parasını halka hizmet olarak kullanılması gerektiği yerde gözle görülür hiçbir yatırımın yapılmadığı ortada iken borç batağına sürüklenen ve personel maaşlarını dahil ödeyemeyen belediyeler neden nasıl bu hale getirildi? Halk üzerinde oluşturulan özgürlükler elden gidecek korkusu acaba kendilerinin hesap verme korkusu olabilir mi? Buna benzer pek çok ahval ortadayken İzmir seçmeni korkuya yenik düşerek korkutanların imparatorluklarının sürdürmelerine tekrar vize mi verecek?
Bunları birde farklı cepheden bakarak değerlendirmeye çalışalım. Burası İzmir, burası Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün iktisat kongresini düzenlediği Türkiye’nin şekillenmesini sağlayacak ekonomik alanda gerçekleşecek kararların alındığı kenttir. Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu önder asla halkına zulüm etmemiş halkın refahına dönük engin bilgilerini ortaya koymuştur. Gazi Mustafa Kemal’in bu millet için yaptıkları bilinirken bu mudur mevcut yönetimlerin halkına yaptıkları ? Atatürk ilkeleri üzerinden hizmet etme anlayışları bu mudur? Sakın ola ki karşıtlık yada yandaşlık penceresinden algılamayın bu cümleyi. Sadece değerlendirin. Görün gerçekleri ve gözünüzü açın. Halkının üzerinde ideoloji üzerinden korku bezirganlığı yapanların aslında kendilerini düşünen mutlu azınlık olduklarını görün. Bursa, Balıkesir, Konya, Eskişehir, Ankara , Uşak gibi sayabileceğim pek çok şehri gözümüzün önüne alalım. Buralarda yaşayanlar Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı da İzmir’de yaşayanlar muz cumhuriyeti vatandaşı mı? Buralardaki yerel yönetimler büyük değişim ve dönüşümü yaşattıklarını göreceğiz. Peki İzmir neden bu değişim dönüşümü gerçekleştiremiyor? İzmir değişime kapalı bir kent mi, yoksa mutlu azınlık tarafından değişimin önü mü kapatılıyor? Bunları iyi analiz etmekte fayda var. Önümüzde yerel yönetimler seçimleri var. Bu seçimlerde İzmir seçmeni güçlü ve sürdürülebilir değişimi tercih ederse aynı zamanda mevcut seçilmişlerin ipliği pazara çıkacak olmasının korkusu olmasın sakın. İzmir halkı normalde akıllı ve zekidir. Korkusuzdur. İzmir hizmetle bütünleştirecek 3.sınıf vatandaşlıktan 1.sınıf vatandaşlığa geçişi sağlayacak ve hak ettiği hizmetleri alacak olan yine İzmir halkının ve seçmenin ta kendisidir. Bunun için mevcut konumumuzdan bir adım geri çekilerek büyük fotoğrafı görmeleri yeterli olacaktır. İzmir’in merkezi Konak’tan Karşıyaka’ya, Çiğli’ye, Menemen, Aliağa’ya, Gaziemir’den Narlıdere, Güzelbahçe’ye kadar her yeri şöyle gözümüzün önüne aldığımızda, İmar uygulamalarına baktığımızda ise çarpık yapılaşmaya aldırmadan yenilerini ilave ederek alt yapı sorunları ve insanın nevrini döndüren pis kokuyu her halde yok sayamayız. Bugünün ihtiyaçlarına cevap verecek çözümlerin üretilmesini gerçekleştiremeyenler acaba hızlı göç alan ve nüfusun 2050 yılında sekiz milyon olarak ön görülen İzmir halkına nasıl bir gelecek hazırlayabilir?
İzmir’de herkesin sorumluğu var. Değişimi sağlayacak olan hizmeti üretip halkına çözümleriyle farkı yaşatmak isteyen, yerel yönetimlere talip olanlar sorunları ve çözümlerini iyi bilen uygulayabilecek donanıma sahip adaylar olması gerektiği gibi adayları belirleyecek olan siyasi otoritelerinde donanımlı bilgili halk tarafından kabul görecekleri aday göstermeleri sorumluluğu vardır. İnanıyorum ki İzmir kendisine sunulan fırsatı değerlendirecek ve hak ettiği yaşamı sürmeye başlayarak mutlu çoğunluğun oluştuğu metropol kent olacaktır. İzmir bunu fazlasıyla hak ediyor. Hak ettiğiniz hizmetin tercihi yine sizlerin elinde…
Saygılarımla…

Mesut GENCER

YORUMLAR

  • 0 Yorum