ÇOCUK BÜYÜTÜRKEN YAPILAN HATALAR
NEZİHA ÖVÜNÇ

NEZİHA ÖVÜNÇ

ÇOCUK BÜYÜTÜRKEN YAPILAN HATALAR

11 Kasım 2018 - 21:49

Neziha ÖVÜNÇ
İnsan hayatının neredeyse en temelinde yer alan değer “güven”dir. İnsan güvenini yitirdiğinde hayal kırıklığına uğrar. Bu hayal kırıklığı tamiri mümkün olmayan hasarlar bırakır. Kalbimiz, zihnimiz hatta bedenimiz bile bu durumdan olumsuz etkilenir.
Çocuk gelişiminde güven büyük önem taşır. Varoluşundan itibaren gelişimi boyunca ebeveyn, çocuğun en güvendiği canlıdır. Bebek, bir yabancının kucağında kendini güvensiz hisseder ve huysuzlanır. Anne ve ya babasını gördüğünde ise hemen onun kucağına gitme gayreti içine girer. Bu davranış çocuğun doğumundan bu yana içgüdüsel olarak ailesine duyduğu güvendir.. “Yabancılarla konuşma, yabancılardan bir şey alma” dediğimizde, çocuk bunu zihnine kaydeder. Bunun doğru bir davranış olmayacağına inanır. Bir bankada sıra beklerken tanıştığımız biriyle sohbeti koyulaştırdığımızda bu kişinin çantasından bir çikolata çıkarıp çocuğa ikram etmesi sonucu, çocuk geri çekilerek almak istemez ve ebeveynin gözlerine dikkatlice bakar. Çocuğu aile bireyinin çikolatayı alması yönünde teşvik etmesi: “Hani yabancılardan bir şey almam doğru değildi? Şimdi sen daha yeni tanıştığın birinden bir şey almamı istiyorsun!”diye düşünmeye başlar. Ancak çocuk, bu düşüncesini dile getirmez. Bizim anlamamızı bekler. Kafası karışır. Bir örnek daha verecek olursak: Hemen hemen her annenin çocuğuna sakın yabancılarla konuşma dediğini hepimiz biliyoruz. Bir parkta karşılaştığımız ya da bir davette bir araya geldiğimiz insanların çocuğa, “Sen ne tatlı şeysin. Söyle bakalım senin adın ne?” diye sorduğunda, hepimiz çocuğun cevap vermesini bekleriz. Ya da çocuğu adını söylemesi yönünde teşvik ederiz. Daha önce yabancılarla konuşmanın doğru bir davranış olmadığı öğretilen çocuk, ikileme düşecek ve ebeveyninin ona öğrettiği eski bilgilerin de doğru bilgiler olmadığını düşünmeye başlayacaktır. Zaman geçtikçe kafasında oluşan bu çelişkiler ilk önce sizin bir yalancı olduğunuzu düşündürecek akabinde ise bu düşünce, size güvenmemesi gerektiği hissini oluşturacaktır. Çalışmak zorunda olan annelerin işe giderken hemen geleceğim diyerek evden çıkıp, akşam olunca eve dönmeleri, yine çocuğun zihnindeki güven duygusunu zedeler. Bu davranışların çoğalması zaman geçtikçe çocuğun davranışlarına yansımaya başlar. Okul çağına gelen bir çocuk, okulun ilk günü velisinin kapıda beklediğini bilse dahi onu bırakıp gideceği korkusunu yaşar. Velisi yanında dursa bile ona sıkıca sarılır. Bu davranışı biz büyükler yorumladığımızda çocukların velisine çok düşkün olduğunu, velisini çok sevdiği için bir türlü ayrılamadığını düşünürüz. Fakat durum hiç de öyle değil. Olayın iç yüzü aslında, çocuk velisine güvenmemektedir. Velisinin her an onu bırakıp gidebileceğini, defalarca güvenini sarstığını düşünmektedir. Arkadaşlarıyla oyun oynamaktansa büyüklerin yanında oturmayı tercih eden çocuklararın da çoğunda yine güven problemi vardır. Konuştuklarınızı dinlemek, kendini ilgilendiren konularda,başka çelişkiler de aramaktır asıl neden...
Birey olma yolunda ilerleyen çocuklara güven duygusunu hissettirmek gerekir. Belki bizim gözümüzde ufak bir ayrıntı gibi görünen davranışlar, onların dünyasında büyük anlamlar ifade eder. Güvensiz bir çocuğun sosyal hayata uyum sağlaması güçleşir. Zamanla özgüven problemi yaşamaya başlar. Bu problemlerin önüne geçebilmek için; yetişkinlere düşen görev ise iyi birer rol, model olmak ve çocuğun zihnine doğru mesajlar yollamaktır. Ebeveynliğin anahtarı sevgi ve güvendir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum