Bize kendinizden bahseder misiniz? Duygu Sazlı Bostancı kimdir?
1980 İzmir doğumlu köken olarak Konya olup, İzmir’de doğmuş büyümüş üç çocuklu standart yaşam koşulları olan eğitim hakları kendi aileleri tarafından desteklenmemiş, bu sebeple tüm imkanlarını çocuklarının eğitimi için kullanan bir ailenin küçük kızları, güçlü kardeş bağları olan, eşi tarafından her durumda koşulsuz desteklenen, Lara ve Aral ikiz bebeklerin annesi, Celal Bayer Üniversitesi İthalat – İhracat Bölümü mezunu Duygu Sazlı Bostancı ben J
Ailenizin eğitime verdiği önemi vurgulamışsınız? Neden sizin ve aileniz için eğitim bu kadar öneli?
Az önce de size bahsettiğim gibi anne ve babam özellikle babam çok istekli olmasına rağmen ailesi tarafından bu konuda önemsenmemiş ve tüm yaşamı boyunca eğitiminin yarıda kesilmesi kendisinin kanayan bir yarası haline gelmiş. O sebepledir ki cinsiyet ayrımı !!!gözetmeksizinyeter ki isteyelim sınırsız eğitim hakkınız elinizde özgürlüğünü tanıyan bir aileye sahiptik kardeşlerim ve ben. Ablam Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümü, erkek kardeşim ise İstatistik Bölümü mezunudur.
Cinsiyet ayrımı konusunda ne düşünüyorsunuz?
Maalesef ki sadece eğitim konusunda değil birçok konuda hala ve hala cinsiyet ayrımı yapılıyor. İş hayatında özellikle kariyer planlamasında!!!Toplum olarak erkek egemen bir yapıya sahibiz. Türkiye sadece 3 büyükşehirden ibaret değil. Genele yaydığınızda konuyu gerçekten sonuç çok üzücü. Güncel yaşananları hepimiz biliyoruz, takip ediyoruz. Bunlar Türkiye’nin gerçekleridir.
Kariyer planlamasından bahsetmişken siz çalışma hayatına ne zaman ve nerde başladınız? Başlangıçtaki hedefleriniz ne idi?
1999 yılında mezuniyetime takiben 4 ay sonra hızlı bir geçişle otomotiv sektöründe yaklaşık 2500 kişinin istihdam ettiği Türkiye’nin en önemli kuruluşlarından birinde işe başladım. Firma benim için iyi bir başlangıç olmuştu. Mezun olduğum alanın dışında bir departmanda olmasına rağmen tecrübe kazanmak ve aileme destek olmak adına hiç koşulsuz işimi kabul etmiştim. Kariyer planı ya da istediğim alanda çalışmak o koşullarda ne yazıktır ki benim önceliklerim arasında olamıyordu.
Farklı bir iş tecrübeniz oldu mu?
1999 Kasım ayında özel sektörde başlayan çalışma hayatımı kendi isteğim doğrultusunda 2016 Eylül ayında manidardır bebeklerimin ilk doğumgününün olduğu gün sonlandırdım. Manidardır diyorum çünkü 1 yıl önce 1 Eylül günü benim için hayata dair yepyeni bir sayfa açılmış ve ikiz bebeklerimi kucağıma almıştım. Tam 1 yıl sonra tekrar hayata yeni bir sayfa açmak adına işyerimden istifa ettim. 17 yıllık özel sektördeki iş hayatım böylece sona ermiş oldu.
Mevcuttaki işiniz için mi istifa ettiniz? Başka sebepleriniz varmıydı?
2012 yılı sonlarına doğruçalıştığım firma Holding bünyesinde olmasına rağmen kimsenin öngörüde bulunamayacağı şekilde krize girmiş, birçok arkadaşım işsiz kalmış ve 13 ay gibi bir süre ücret ödememelerimiz yapılamamış, el değiştirme noktasına kadar gelmişti. Herkes kadar bende bu krizden nasibimi almıştım. Ama pes etmeden ücret ödemem yapılmamasına rağmen kendi imkanlarımile işime gidip geldim. Diğer çalışma arkadaşlarım ise maalesef zorunlu izne çıkarılmışlardı. Kendim için ne yapabilirim diye düşündüm. Öncelik olarak hayatımı planlamak istiyordum. Önceliğim anne olmak, ama güçlü kendi ayakları üzerinde duran aktif çalışma hayatı olan, ama girişimci ruhu olan bir anne olmaktı. Bunun hepsini bir arada nasıl yapacağımı o dönemde bende bilmiyordum J Tedavi sürecimi ve KOSGEB destekli Uygulamalı Girişimcilik Kursu’na katılmayı eş zamanlı başlattım. İşime devam ediyor, iş çıkışında tedaviye gidiyor, tedavi sonrası gece kursuna katılıyordum. Ve bunların hepsini yapabildiğimi gördüm kendimde. Çünkü İSTİYORDUM!!!
Bize birazda Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi’nden bahseder misiniz?
Tabii hem de büyük bir memnuniyetle. Kursa katılabilmek için başvurunuz sonrasında mülakata alınıyor ve hem kendinizi hem de iş planınızı anlatmanız talep ediliyor. Eğer mülakatı geçerseniz eğitime katılma hakkı size tanınıyor. Uygulamalı eğitim hem kişisel gelişiminiz hem de yaşamınızda yeni atılımlar yapabilmek adına oldukça faydalı. Eğitimi başarılı olarak tamamladıktan sonra hayatınız boyunca sadece bir kez ama istediğiniz zaman kullanabileceğiniz bir hakka sahip oluyorsunuz. Ve ben bu hakkı 2014 yılında kazanmış oldum J aynı zamanda bu hak bayan olmanın pozitif ayrımcılığını da kazandırıyor. Çünkü KOSGEB size erkeklere oranla daha fazla destek veriyor. Yaşasın İYİ Kİ KADINIM diyebiliyorsunuz nadir de olsa J
Peki Neden 2014 yılında bu hakkınızı kullanmadınız?
Evet kendi işimi yapmak, bugüne kadar bayan olduğum için uğradığım haksızlıklardan kurtulmak, verilen vaadlerin hiçbir zaman gerçekleşmemesine seyirci kalmak, sözlü takdirlerden çok sıkılmıştım ama yine de bu benim için zor bir karardı. Çünkü aynı zamanda ben bir anne adayıydım artık J kendimden daha fazla düşünmem gereken meleklerim dünyaya gelecekti. Risk almak beni o dönemde korkuttu. Zaman akıp geçti ve meleklerim dünyaya geldiler. Sonsuz şükür sebeplerimiz…
Ne zaman karar verdiniz istifa etmeye?.jpg)
Doğum iznim bittiği gün kazanılmış yasal yıllık haklarım olmasına rağmen işbaşı yapmam istendi. Ve henüz 3,5 aylık bebeklerimi bırakıp işbaşı yaptım. Onlar için artık daha fazla çalışmamız gerekiyordu. Elimizden gelenin en iyisini yapmamız gerekiyordu. İşbaşı yaptığımda bir kez daha anladım ki bu ülkede kadın olmak ZOR, anne olmak daha da bir ZOR!!! Artık benim için hiçbirşey eskisi gibi değildi… 17 yıl gibi uzun bir süre her türlü cefasını çekmiş, yarı yolda hiç bırakmamış, firma menfaatlerini hep ön planda tutmuş bir ben, ama karşımda yeni yönetime şirin gözükmeyi hedef alan, ekip ruhundan uzak, tamamen kendi çıkarlarını gözeten ve ekibini önemsemeyen bir anlayış vardı karşımda. Artık işe gitmek benim için oldukça ağır geliyordu çünkü eski hazzı alamıyordum, mutsuzdum. Lara ve Aral mutlu bir anneyi hak ediyordu!!! Benim artık firma ile gönül bağım kopmuştu. Ahdı vefa yoksa ben yokum dedim LAklımda en ufak bir kuşku yoktu ayrılışımda vicdanen rahattım. Çünkü elimden geleni yapmış, takdir almış, başarılı olmuş ancak bireysel çıkarlar kurbanı olmuştum.
İş fikriniz nasıl olgunlaştı? Neden bu sektörü tercih ettiniz? İlham kaynaklarınız ne idi?
Daha önce belirttiğim gibi erkek kardeşim Ege Üniversitesi İstatistik Bölümü olmasına rağmen hiçbir zaman sevemedi bölümünü. Bu alanda olmak istemediğini, üretmenin ona keyif verdiğini söyledi. Ve çanta imalatı işinde çalıştı 5 yıl gibi bir süre. Bu konuda yeteneğini fark etti, geliştirdi kendisini. En büyük hayali birgün kendine ait bir atölyesi olmasıydı. Bende kendi işimi yapmak artık sisteme hizmet vermektense kendi sistemimi kurup kendim için ailem için çalışmak istiyordum. Pes etmeye de hiç ama hiç niyetim yoktu. En büyük hayat şanslarımdan bi tanesi eşim, bu konuda bana tam destektir. Kendisi de Yüksek Endüstri Mühendisi olup, dışardan hep destek tam destek sözünü bana vermişti. Taşlar yerine oturmaya başlamıştı. Üretim de kardeşim, satış ve pazarlamada ben organizasyonel yapı ve planlamada da eşim. Anne ve babamızın, ablamızın manevi desteklerini de almıştık. Artık biz bu yola başkoymalıydık dedik. İstifamdan tam 40 gün sonra 10 Ekim 2016 günü atölyemimizi, showroomzu açtık. Üretimimize başladık, istihdama küçük de olsa katkı sağlıyoruz. Ne diyelim Allah utandırmasın!!! Bu arada firmamızın ismi De L’amour aslında İspanyolca ve Fransızca kökenli olup aşk anlamındadır. Bizim açımızdan ise firmamızın ismi benim, erkek kardeşimin, ikiz bebeklerimin ve eşimin isimlerimizin baş harflerini temsil etmektedir. Benim bir hikayem vardı, hikayemin kahramanı da markamız olmalıydı!
Özetleyecek olursak bir bayan olarak siz hemcinslerinize seslenecek olsanız, ne haykırırdınız?
Kişisel gelişiminize ve eğitiminize çok önem verin
Kendi ayaklarınızın üstünde durup, başkalarına bağımlı yaşamak fikrinden uzak durun
Çalışma hayatınızda karşılaştığınız güçlükler sizi yıldırmasın, asla pes etmeyin,
Cesaretli, cesur olun ama aynı zamanda temkinli olun
Sizi önemseyen size destek veren sizi hep bir adım öne taşımaya çabalayan kişilere dört elle sarılın.
Cumhuriyet ile kazanılmış çağdaş hak ve özgürlüklerinize sahip çıkın, yaşamın her alanında başarıyla yer alın, asla korkmayın biz ne bir adım geride ne de öndeyiz BİZ EŞİT’iz… Hepimizin 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar gününü kutluyor, sevgilerimi sunuyorum.jpg)




YORUMLAR