Artvin ve Rize Valileri, her tür eylem ve etkinliği, kentelere giriş-çıkışları yasaklayarak "hak ve
özgürlükleri" ihlal etti. Devletin, yurttaşına karşı özel bir şirketin yanında tüm geleneklerini ters
yüz ederek saf tutması hicap vericidir. Çevre hakkı savunucuları dün olduğu gibi bugün de, yarın
da ülkesine, yeşiline, suyuna sahip çıkacak. Bu kişilerden biri de CHP İnsan ve Doğa
Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak benim ve milyonlarca yurttaşımızdır.

Devlet yurttaşına karşı zorbaca davranırsa, şirketler eliyle yaşam alanını yağmalarsa, çevreyi
talan ederse o noktada demokrasinin bir gereği olarak zorbalığa ve yağmaya karşı direnme
hakkı devreye girer.
Cerattepe’de usulsüzlük sıradanlaştı, neredeyse usule uygun hiçbir şey yapılmadı. Cengiz
Holding’in ihale şartnamesini hazırladığı, hiçbir akademisyenin altına imza atamayacağı bilirkişi
raporlarının sunulduğu, yalan ve kanunsuzluk üzerine kurulu bu sürecin sonunda, 25 yıldır
sürdürülen çevre ve yaşam hakkı mücadelesinde hukukun Artvin halkının haklı talebini dikkate
alarak, geçmişte verilmiş kararlar gibi olumlu bir sonuç vermesi beklendi ancak mahkeme öncesi
ve bugün alınan olağanüstü önlemler ve davanın seyri siyasetin kararı belirlediği izlenimi
oluşturdu. Bu nedenle avukatların reddi hakim kararını haklı buluyor ve mahkemeyi terk ediyoruz.
Artvin halkı bugüne kadar yasadışı bir şey yapmadı. Yaşam alanlarını savundu, kurdun, kuşun,
ağacın, böceğin hakkını savundu, ülkenin yarınlarını savundu. Artvin’de halk kararını verdi. Bu
mücadele; dünya çevre ve yaşam hakkı mücadelesine de, vatan toprağına olan sevgiye de
örnektir.
Bugün her türlü baskıya rağmen partililerimizden ve milletvekillerimizden oluşan geniş bir heyetle
Rize Adliyesi’nde Cerattepe duruşmasında yer aldık. Bundan sonra da Cumhuriyet Halk Partisi
olarak yaşam alanlarını savunmaya devam edeceğiz, topraklarımızı, yurttaşlarımızı, yarınlarımızı
zorbalara ve zorbalığa teslim etmeyeceğiz.
Hangi dağ efkarlıysa orada olacağız.




YORUMLAR