Değerli yurttaşlar, değerli basın mensupları 15 Temmuz Fetöcü darbe kalkışmasının sonucunda kaybettiğimiz 249 şehidimize Allah’tan rahmet ailelerine sabır ve baş sağlığı, hain kalkışmada yaralanan gazilerimize uzun ömürler diliyoruz.
Değerli yurttaşlar 15 Temmuz Fetöcü darbe kalkışma sonrası 20 Temmuz da getirilen OHAL ve OHAL yönetim biçimi KHK’ lar bize 1930’ların Nazi Almanya’sını çağrıştırıyor.
Alman hukukçu Ernest FRANKEL ikili devlet kitabında sanki bugünkü Türkiye’nin içinde bulunduğu durumu anlatıyor. İkili devlet sistemini şöyle tarif ediyor.
Bir yanda hukuk düzeni kendi gerçeğini koruyor normlar var gerektiğinde bu normlar uygulanıyor fakat bir yandan da iktidar normları istediği zaman aşabileceği, iptal edebileceği bir tedbir devleti de hüküm sürüyor.
Fiilen ikili bir devlet sistemi var ama onu kontrol eden tek bir iktidar, söz konusu ikili devlet yan yana iç içe yürüyor Nazilerin iktidara yerleşmesi bu ikili devlet imkanlarını sonuna kadar kullanabilmeleriyle mümkün olmuştur. Bununda esas sağlayıcısı Weimar anayasasının iktidara çok geniş yetkiler tanıyan OHAL rejimidir.
.jpg)
Tabi ki ikili devlet sistemi sonsuza kadar sürmüyor bu ikili devlet yapısı bir yerden sonra tekleşiyor ve tekleşme beraberinde diktatörlüğü getiriyor.
Değerli yurttaşlar değerli basın mensupları 20 Temmuz dan sonra Türkiye de ne olduğunun resmini çekip birkaç maddeyle anlatmak istiyorum.
Alman hukukçunun Nazi Almanya’sında yazmış olduğu ikili devlet sistemi kitabındaki benzerlikleri altını çizip bunu birkaç maddeyle anlatmak istiyorum.
1.TBMM OHAL KHK’ ları ile devre dışı bırakılmasının dışında parlamentonun vermediği yetkilerde kullanılmıştır.
2.Bu süreçte kolektif suç yaratılmıştır.
3.OHAL ile muhalif medya susturulmak istenmiştir.
4.Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez hükümet Birleşmiş Milletlere başvurarak OHAL uygulamalarıyla ile adil yargılamayı rafa kaldırıldığını ilan etmiştir.
5.Darbe girişiminde bulunanlarla mücadele hukuk zemininden çıkarılmış, kin ve öfkeye teslim edilmiştir.
6.İşdünyası, STK’ lar konuşamaz hale gelmiştir, kimsenin can ve mal güvenliği kalmamıştır.
7.KHK ile üniversiteler susturulmuş, Akademisyenler üniversitelerden atılmıştır.
8.Yaratılan atmosfer nedeniyle hakim her önüne geleni tutuklamış, AYM de bu atmosferin etkisinde kalmıştır.
9.Türkiye bir hukuk devleti olmaktan çıkmış güçler ayrılığı ilkesi rafa kaldırılmıştır.
Değerli yurttaşlar ve değerli basın mensupları.
Görmek ya da duymak istediğinle gerçekte olan arasındaki farktan vazgeçtiğinde diktatörlüğe teslim olmuşsun demektir. Gerçeklikten vazgeçmek sana olağan ve keyifli gelebilir ancak seni bir birey olmaktan çıkartır, bir köleye dönüştürür.
Bu yüzden bireyselliğe dayanan bütün siyasi sistemler eninde sonunda yıkılmaya ve çökmeye mahkumdur.
Saygılarımla…




YORUMLAR