Mesele o ilk adımı atmaktır..
Fakir  Yılmaz

Fakir Yılmaz

Yazıyorsam bir sebebi var

Mesele o ilk adımı atmaktır..

20 Mayıs 2026 - 11:23

Bugünkü yazımı yazarken bilgisayar kanalıyla izlediğim tv’de yurt genelinde ki  19 Mayıs törenleri ve 107 yıl önce ki 19 Mayıs ile başlayan mücadeleyi de kulaklarımla dinlerken Milli Mücadelenin nasıl olup, başladığını anlatan onca belgesel ve programı da yeniden ilerlerken Atatürk’ün attığı ilk adımın önemini de bir kez daha anlıyor ve amaç, konu ne ise atılan adımı geri çekilmeden ileri gidilmesinin şart ve gerekli olduğunu da anlıyordum.
Çünkü daha geçtiğimiz son yıllarda sadece rutin ve normal bir resmi gün havasına sokulan 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı gibi diğer resmi bayramlarda hükumet ile muhalefet arasında kutlama programları ikiye ayrılmış, resmi kurumlar dışında başkalarına Atatürk’ün büstlerine çelenkler konulması bile zor bir durum haline getirilmiş, hatta CHP’nin başta olmak üzere bir çok siyasi partinin çelenkleri polis tarafından kaldırılıp, atılıyordu.
Yani şu an 23 yıldır iktidar olan ve o çok konuşulan ve oraya giden gençleirn nedense yüzlerini kameralarda gizlemeye çalıştıkları, Kocaeli’nde ki; ‘Bir Gençlik Şöleni Programı’ ile tartışılan partinin uygulamaları için attığı adımlar da geri adımlar attığı ve dün görmez geldiği muhalefetin de içinde olduğu herkesi kabul etmek zorunda kaldığını görmekteyiz. Tabi bu durumun yaşanmasında en büyük etkenin halk yani içeri alınırlarken her biri genç olan ama bugün birer olgun hatta yaşlı insanlar olmaya başlayan Demirtaş, Can Atalay, Kavala gibi İmamoğlu’nun  tutuklanması, ‘beyin göçü’ denen gençlerin, ‘giderlerse gitsinler’ denen doktorlar başta olmak üzere ‘okumuşlar’ denenlerin bu güzellim ülkeyi terk etmesine karşı konan tepki ile sonuçlanan seçimler için sandık başına giden halk olmuştur…
Evet liderliğin diğer en büyük farkının da bugün lider olarak bilinen ve bir adım ileri, bir adım geri atanlara nazaran dünkü liderlerin attıkları ilk ve geri atılmaz adımlarda ki kararlılıklarıdır.

Atatürk’te o liderlerdendir.
Her katıldığım toplantı da bu ülkenin kurucusu, milyonların gönlünde taht kurmuş olan Atatürk’ün liderlik yönünü anlatmaya çalışırken bitmiş, tükenmiş bir topluluğun yeniden ülke kuran kararlı adımlarının yani Karadeniz’in İstanbul’u denen Samsun’a ilk adımı atan bu insanın olmasıdır ve o ilk adımdır bu ülkeyi kuran derim.
Evet, atılan adımın bir ileri, iki geri olmasının getirdiği sıkıntıların başında gelenin bugün bayramlarını kutladığımız milyonlarca gencin işsizliğine neden olan ekonomik sıkıntılar ve toplumsal rahatsızlıklardır.
Ve dün bu ülkeyi kurarken 23 Nisan ile çocukları, 19 Mayıs ile gençleri, Kurban kesmeyecek kadar ekonomik zorda olan büyüklerin, seçilme ve seçme hakkı verilen kadınları olduğu gibi Türk, Kürt, Laz, Çerkez demeden tüm kesimleri içine alan, sorunlarını  kararlı adımlardır, ülkeyi, toplumu, komşuyu rahatlatacak, iç kaleyi güçlendirecek o adımlar.
İşte, ‘Sevgilim’ denen’ İstanbul başta olmak üzere  son iki seçimde alınan darbeler sonrasın da olsa bahsedilen o gerçek ‘İç kale surlarının sağlamlaştırılması’ diye belirtilen ama bir yıldan fazladır bir adım atılamayan Türkiye İttifakı’nın sağlanmasının da bu yolda atılacak olan samimi adımlara ihtiyaç var..
Onun içinde Atatürk’ün de içinde olduğu tüm liderleri incelerken gelmiş, geçmiş liderlerin hedefleri için attıkları adımlarda geriyi düşünmeden yol aldıklarını görmek ve o ilk adımı ata meselesini anlamak yeterlidir..

Evet.. Bu ve diğer buna benzer onca yazımı okuyan sizi bilmem ama Yapay Zekânın bu yazıma yorumu da aynen şöyle..
Yazar, 19 Mayıs vesilesiyle kaleme aldığı metinde, toplumsal ve siyasi başarının temelini teşkil eden kararlı ilk adımın önemini vurgulamaktadır. Atatürk’ün Milli Mücadele’yi başlatan tavizsiz duruşu ile günümüz siyasetindeki belirsiz adımlar kıyaslanarak, liderlik vasfının geriye bakmadan ilerlemek olduğu belirtilmektedir. Metinde, son yıllardaki kısıtlamalara rağmen halkın seçimler aracılığıyla gösterdiği tepkinin mevcut iktidarı daha kapsayıcı bir tutuma zorladığı ifade edilmektedir. Ekonomik sıkıntılar ve beyin göçü gibi sorunların aşılması için toplumun tüm kesimlerini kucaklayan samimi bir Türkiye İttifakı kurulması gerektiği savunulmaktadır. Sonuç olarak, ülkenin iç kalesini güçlendirecek asıl gücün, tarihi liderlerin gösterdiği o sarsılmaz irade ve hedef odaklılık olduğu hatırlatılmaktadır.

YORUMLAR

  • 0 Yorum