Mecburi Molanın Ardından: Yeniden Merhaba
Şakir Haymana

Şakir Haymana

Mecburi Molanın Ardından: Yeniden Merhaba

13 Temmuz 2026 - 20:18

İnsan o bitmek bilmeyen haber telaşına, gündemin sıcağına bir kere kapıldı mı bedenin verdiği sinyalleri pek duymuyor. Koşturmaca içinde kendimizi hep erteliyoruz. Geçtiğimiz dönemde yakalandığım rahatsızlık da bana işte böyle mecburi bir fren yaptırdı. O istirahat günlerinde anladım ki; yıllarını habere, mürekkebe ve hakikatin peşinden koşmaya adamış biri için asıl yorucu olan çalışmak değil, masadan ve okurdan uzak kalmakmış.

Şükürler olsun, o sıkıntılı günleri atlattık. Bu süreçte dualarını eksik etmeyen, arayan soran dostlara, meslektaşlarıma ve en çok da *Yazılarını özledik* diyerek beni ayakta tutan siz kıymetli okurlarıma yürekten teşekkür ederim. Hastalığın ilacı doktorlarda olabilir ama inanın sizin o vefanız en büyük şifa oldu bana.

Peki bu köşeye dönüşüm nasıl hızlandı derseniz... Geçtiğimiz Cumartesi günü kıymetli büyüğümüz Hatip Kırkpınar ağabeyin misafiriydim. Sağ olsun, sofrasındaki o birbirinden lezzetli, hepsi birbirinden kıymetli ikramları eşliğinde geçmişten, bugünden, memleket meselelerinden epeyce bir kaynattık. Sohbetin bir yerinde Hatip ağabey bana döndü ve o bilindik babacan ama net tavrıyla, *Sen millete mal olmuş bir insansın. Bunca tecrübe, bunca birikim dururken kenarda oturmak olmaz, neden yazmıyorsun?* diyerek o tatlı sert ikazını yaptı.

Bir dost tavsiyesinden çok, haklı ve yerine getirilmesi gereken bir dost emriydi bu. İçimdeki o gazetecilik ateşini yeniden harlayan, beni tekrar klavyenin başına geçiren de işte onun bu kıymetli yönlendirmeleri oldu.

Tabii kalemi yeniden elime almamda, Hatip ağabeyin bu işaret fişeği kadar, gazetemizin sahibi Murat Bey’in sağladığı iklimin de payı çok büyük. Medyanın içinden geçtiği şu zorlu dönemlerde ilkeli duruşundan taviz vermeyen, bağımsız gazeteciliğin ve emeğin her daim arkasında duran Murat Bey’in ahde vefası bizler için en büyük motivasyon. Bizlere sunduğu bu güvenli, samimi ve özgür çalışma ortamı için kendisine de teşekkürü bir borç bilirim. O güçlü çatı olmasaydı, bu satırları yazmak çok daha zor olurdu.

Velhasıl kelam, mecburi molamız bitti. Kalemimiz dinlendi, demlendi ve yuvaya döndü. Ama bugünlük sadece hasret gidermiş, vefakar dostlara ve siz kıymetli okurlara bir selam etmiş olalım. Memleketin hallerine, doğrulara, yanlışlara ve o bitmek bilmeyen sıcak gündeme dair kelamımızı bir sonraki buluşmamıza, başka zamana bırakalım.

Kaldığımız yerden, aynı heyecanla... Yeniden merhaba.

YORUMLAR

  • 4 Yorum
  • Nuran binali
    3 hafta önce
    Maşallah sağlıklı günler dilerim abicim.
  • İlkay ksya
    3 hafta önce
    Ve Aleyküm selam olsun hoşgeldin abim kalemine kuvvet
  • Hakdava
    3 hafta önce
    Özledik seni büyük üstad
  • O.K
    3 hafta önce
    Büyük geçmiş olsun ustam. Kaleminizin o tanıdık ağırlığını, ufuk açıcı tespitlerinizi gerçekten çok özlemiştik. Hatip Ağabey'e de bu dönüşe vesile olduğu için ayrıca teşekkürler. Yuvaya tekrar hoş geldiniz, memleket meselelerindeki o keskin analizlerinizi sabırsızlıkla bekliyoruz.